Saçımı kestirdim.
Sadece kestirsem neyse, bir de griye boyattım iyi mi...
Aidiyet hissimi yitirdiğimde, 'ben burada ne yapıyorum' sorusu sıklaştığında, çıkış yolları aramaya başladığımda böyle tepki veriyorum işte.
İlk dövmemi yaptırdığımda mesela, içinde bulunduğum iş ortamı o kadar 'geleneksel' ve 'klasik' geliyordu ki bana, dövmemin olması iyi hissettiriyordu kendimi. Sanki bir süper kahraman gibi, içimden 'böyle görünüyorum ama kostümüm başka, aslında buraya ait değilim' diyordum kendime.
Saçlarımı kestirip kırmızıya ve sonra mora boyattığımda, yine ait hissetmediğim bir ortamda geçiyordu günlerim. Güzel olması değil, farklı olmasıydı beni iyi hissettiren.
Gerçi uçlarını yeşile boyattığımda tam da huzurlu hissettiğim dönemlerdi. O zaman da tamamlayıcı geliyordu farklılık.
Ve şimdi;
Değişiklik istiyorum.
Çalıştığım yeri, yaşadığım şehri, yediklerimi, giydiklerimi, bildiklerimi, duyduklarımı, aldığım haberleri, baktığım manzarayı, günlük rutinlerimi, alışkanlıklarımı, alışamadıklarımı değiştirmek...
'mutluluk ve huzur insanın içindedir' tezi kurcalıyor kafamı biraz.
İçimde bulamadığım huzur mu dışarıda aradığım, yoksa içimdeki huzur mu dürtüklüyor beni değişiklik için?
'Baştan başlamak gerek' dedim, saçımı değiştirdim.
Hepsini yapacağım makul bir sırayla.
'Farklı' değil, 'olduğum gibi' hissediyorum şu anda kendimi. Ait hissetmediğim ortamlarda, 'ben' olarak duruyorum ayrık otu gibi. Doğal süreciyle ait olduğum ortam oluşur diye düşünüyorum etrafımda.
Hadi bakalım!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder