Tatile gittik, geldik ve üzerinden 1 hafta geçti bile.
Keşke tatildeyken yazabilseydim. O zaman daha coşkulu olurdu eminim cümlelerim. Döndüğümüz pazartesi günü hiç gitmemiş gibi olduk bile çünkü.
Nedense biraz zor adapte olduk bu sefer tatile. İkimizin de kafası fazla doluydu sanırım. İşi gücü burada bıraktık da, kafadakileri bırakmak o kadar kolay olmuyor tabi. Tatil havasına girdiğimizde çarşamba olmuştu bile.
Neyse, kısaca anlatayım bari, belki tekrar aynı moda girebilirim böylece...
Cumartesi sabah erken çıktık yola. Önce Susurlukta Ulusoy'un outlet cennetinde mola verdik. Öğle yemeği saatinde Şirince'deydik. Selçuk'un küçük, şirin, kendine özgü köyü. Kabak çiçeği dolması yedik. Güzel birşeymiş. Şile bezi pantolon alacaksanız, beyaz tercih etmemenizi öneririm. Henüz hiç giyemedim. :( Efes'i bir kez daha gezmek için çok sıcaktı. Yola devam ettik.
İlk kez trafik cezası yedik. Daha doğrusu Coşkun ceza yedi. Sadece 114 km ile gidiyorduk halbuki...
Ve Bodrum.
Dedim ya geç adapte olduk diye. Pazar günü geçen seneki favori sahilimizi bulmak üzere Yahşi'ye gittik. Tanıdık ve güzel bir sahil ama sanki bizim hatırladığımız gibi değildi... Farkettik ki biz esas Bitez'i arıyormuşuz. Biraz zorlandık ama sonunda bulduk Bitez'i. Denizi çok soğuk ama güzeldi. 'Deniz ısınmamış' dedik. Meğer Bitez'e özgü bir serinlikmiş. Gündoğan'da gayet ılık bir deniz bekliyormuş bizi. Bir kaç küçük sorun yaşamadık değil aslında. Böcek ve kertenkele maceralarımız oldu mesela. Küçük çaplı sağlıksal şanssızlıklar da oldu. Ama genel olarak güzeldi tabi tatil. Bodrum'a gittik, Yalıkavak'ta yemek yedik, pazara gittik, Gündoğan sahilinde çok huzurlu, romantik, muhteşem bir ortamda rakı içtik, Gümüşlük'te bir kez daha hayran kaldık Muğla'nın sayfiye güzelliklerine, kral yolunun hikayesini dinleyip Tavşan Adası'nda manzaranın güzelliğini ve tavşanların şirinliğini izledik, nefis ve ucuz köfte ve kahvenin keyfini çıkardık. 1 hafta boyunca dönmemenin yollarını düşündük.
Pazar günü nasıl olduğunu anlamadan dönüş yolunda bulduk kendimizi. Evdeydik, Pazar akşamıydı (hani şu hiç sevilmeyeninden) ve uyuyup uyanıp işe gidecektik...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder